KARAYAŞMAK KÖYÜ
Demirözü | Bayburt
  • https://www.facebook.com/Karaya%C5%9Fmak-290874514405949/?fref=ts

Gazi Hasan OKUMUŞ

Kimdir?

Karayaşmak Köyünden  İsmail oğlu Hasan.

Yaşamı

     1870 yılında (5 yaş küçük yazıldığını söylerdi 1865), Karayaşmak köyünde dünyaya gözlerini açmıştır.  Köyde geçen çocukluk ve gençlik yıllarından sonra vatan borcunu ödemek üzere askere gitmiştir.

Askerlik yılları...

     Askerliği; I. Dünya ve Balkan Savaşları dönemine rastlamıştır. Batı cephesinde geçen zorlu mücadelelerden sonra, Doğu cephesine asker sevkiyatı yapılır. İsmail Oğlu Hasan' da bu askerler içindedir.

     İstanbul’dan yola çıkan birlikler, yolun büyük kısmını yürüyerek 29 günde Erzurum’a ulaşmışlardır. Erzurum’da askerler toplanıp yeni birlikler oluşturarak Sarıkamış’a doğru yola çıkar...

Sarıkamış Harekatı  | Aralık 1914

     Doğuda kış çok ağır geçmektedir. Bir insan eğer yaşamında kar, soğuk, ayaz ve fırtınalı iklimleri görmemiş ise bu ağır kış şartlarına dayanması imkansızdır. Soğukların yanı sıra ordunun içinde bulunduğu yiyecek sıkıntısı askerlerimizin dayanma direncini tamamen kırıyordu. Askerlerin sırtında doğru dürüst bir kaban, ayaklarında kışlık potin yoktu. Çoğu askerde yazlık kıyafet ve ayakkabı (Çarık) vardı. Soğuk ve karlı dağlarda yol alan askerler cepheye varmadan donarak Şehit oluyorlardı. Düşman güçlerine saldırmak için 14 saatte Allah-u Ekber dağlarını aşan ordu da yapılan sayım sonucunda kayıpların büyüklüğü daha iyi anlaşılıyordu. Bölüklerin sayısı 150 askerden oluşurken,  bu mevcut 10-15’e düşmüş, bazı bölükler ise tamamen Hakkın rahmetine kavuşmuştu. Başka bir örnekte ise Allah-u Ekber dağları’na çıkmaya başlamadan önce 10 binden fazla olan 30. Tümen’in asker sayısı 1400 civarına düşmüş olması ise askerlerin savaşmadan şehit olduğunu gösteriyordu. Soğuk ve açlık askerlerin direncini zayıflatmış, sağ kalan askerler ise yaşadıkları kısmi donmalar yüzünden kangren olma tehdidi altındaydı.  Sarıkamış hareketinin komutanı olan Enver paşanın hatalı kararları, Ordunun kış şartlarına hazır olmaması ve olumsuz iklim şartları sebebiyle ikmal ve iaşe hizmetlerinin yapılmayışı, kıtalarda açlığa, hayvanların telef olmasına ve birliklerin dağılmasına neden olmuştur.

    Mehmet Akif’in Çanakkale Destanında "Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor" diye destanlaşan mısraları Sarıkamış’ta da doksan bin güneş  karlara batmıştır. 90.000 ŞEHİT, tek kurşun atmadan...

Esaret yılları...

     Hayatta kalan askerlerimizin bir kısmı da Rus’lar tarafından esir alınmıştı. Gazi Hasan’da bu esir düşenlerdendi. Sarıkamış’tan alınıp Rusya’nın kuzeyine doğru Trenle uzun bir yolculuk sonucu Sibirya’ya esirler götürülür. Esirler; Trenden indirilip esir kampına varınca elbise ve potinlerini çıkarılır. İsmail oğlu Hasan da ayakkabılarını çıkarınca ayak parmaklarının 10’ununda donmuş olduğunu, hissetmediğini ve nihayetinde kopanların olduğu görülmüş, kangren olan kalan ayak parmakları da  kesilerek ayaktan ayrılmıştır. Ayak parmaklarının 10’u da yoktu, parmaksız ve küçük iki ayağa sahipti. Esaret yılları 1915 yılı başından 1917 sonuna kadar sürmüştür.

Karayaşmak' a geri dönüş yolculuğu...

     Ekim 1917 de Bolşevik ihtilalin verdiği rehavet ile esir kamplarından kaçarak Türkiye’ye Karayaşmak Köyüne uzun zaman sonra 1918’in yaz aylarında dönebilmiştir. Dönüş sırasında birkaç defa Lenin’in askerleri tarafından yakalanmalarına rağmen esir Türk askeri oldukları anlaşılınca serbest bırakıldığını anlatıyordu.

    Köye döndüğünde seferberlik sonucu köyün harap olduğunu ve yaşayanların bir kısmının seferberlikten geri dönemediğini görmüştür.

    Yeniden hayata başlayan Gazi Hasan 1934 yılından sonra soyadı kanunu ile OKUMUŞ soyadını almıştır. Yaptığı iki evlilik sonucu 2 kız ( Gülbahar ATASOY ve Zilfi KILIÇ ) ve 4 oğlu (İsmail, Hüseyin, Necaddin ve Pehlül) birinci eşinden, bir erkek çocukta (Ömer) 2. eşinden olmuştur.

Gazi Hasan OKUMUŞ’un aramızdan ayrılışı

    Ölüm gününe kadar yaz-kış, soğuk-sıcak demeden abdestini köy çeşmesinden alır, Namazını Camide cemaatle kılardı. Hayatında sigara ve içki kullanmayan Gazi Hasan, ilk esir düşüp ayak parmaklarını kaybetme haricinde hastalanıp hiç doktora gitmemiştir.

    O gün;4 Ekim 1976 Pazartesi sabahı rahatsızlanıp Bayburt’a çift kabinli kamyonla doktora gitmek için yola çıktı. Bayburt’a varıp doktora görünme zamanı olmadan Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Naaşı aynı araçla köye  geri döndü.

Gazi' yi son yolculuğunda yalnız bırakmayan kanatlı karıncalar...

    Gazi Hasan OKUMUŞ artık aramızda yoktu.  Cenaze yıkama işlemi başlayınca ilginç bir olay gerçekleşti. Karayaşmak Köyü’ne uçuşan 30 – 40 kümeden oluşan binlerce kanatlı karıncalar havada bölük-bölük cenazeyi bekliyordular. Gazi Hasan’ın ölü bedeni yıkanıp, kefenlenip ve cenaze namazı kılındı. Havada uçuşan o kanatlı karıncalardan bir tanesi tabutun içine ölü olarak düşmüştü. Cenaze namazını kıldıran büyük hoca olarak da bilinen Mustafa KÖSE hoca, ölen o kanatlı karıncayı Gazi Hasan OKUMUŞ’ la birlikte kabrine koydu. Defin işlemi bitince havada uçuşan o kanatlı karıncalarda köy kabristanından ayrılıp gittiler. Bu olay pek rastlanmış bir durum değildi. Allahın hikmetinden sual sorulmaz.

     Askerlik ve esaret altında toplam  8 yılını (5,5 yıl Asker-2,5 yıl esir) veren, resmi kayıt olarak 106 yıl, kendi ifadeleri ile 111 yıl gibi uzun dönem yaşayan Gazi' nin kendine yakışır bir mükafatla aramızdan ayrılmıştır. Allah mekanını Cennet eylesin, biz geride kalanları da, Cenab-ı Allah hak yoldan ayırmasın.

                                                                         Hazırlayan:  Erol ATASOY